13. Sayı / Editörden

editör1

Allah-u Zül’Celâl ve’l Cemâl Hazretlerinin salât ve selâmı, güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderilen Peygamberimiz(sav)’e, O’nun hayatının Kur’an olduğunu idrak edip Allah ve Rasûlü’ne teslimiyette sadakat gösteren âl ve ashabına olsun. Kıyamet kopana dek bu idrake ulaşabilen, ihsana sarılarak O’na(sav) tabi olan, güzel ahlâktan nasiplenmeye çabalayan her kul da selâmette olsun.

“Ahlâk, insan nefsinde yerleşen öyle bir yetenektir ki, fiiller, hiçbir zorlama olmaksızın, düşünüp taşınmadan, bu yetenek nedeniyle kolaylıkla ortaya çıkar.” der İmam Gazali.

İslâm ahlâkçıları da,  ahlâk ilmi için, “Hikmet-i ameliyye”, “İlmü’l-Edeb”, “İlm-i Tehzibü’n-Nefs” ve “İlm-i ahlâk” ifadelerini kullanmışlardır. Yani zaten fıtratımıza uygun olan bu haller teslimiyet ve edeple elde edilebilen ve gönüllerimizde hikmet kapılarının açılmasına vesile olacak selâmet yolunun ilk adımlarıdır.

Her cemiyette mutlaka bir ahlâk sistemi var olmuştur. Zira disiplinsiz birliktelik mümkün olamaz. Cemiyette ahlâk bozulursa anarşi ve çatışmalar ortaya çıkar. Bu nedenle herkesin ahlâk-ı hamîdelerle hayatını donatıp etrafına da içindeki güzellikleri yansıtması, yaşanmayan yerlere de ulaştırması manevi bir sorumluluk olsa gerek.

Bu bültenimizde, dünyayı teşrifleriyle şereflendiğimiz Efendimiz(sav)’in güzel ahlâkını bulacaksınız. O(sav), hayatının her alanında daima adil olmuş, hüküm vermede, yönetimde, aile hayatında, insanlar arası ilişkilerde (Müslümanlar ve ya gayrı müslimler), şahitlik hususunda ve çocuklar arasında adaletli olmakla bizlere örnek olmuştur. Adâletin olmadığı yerde zulüm olacağından, biz sevgisinde dahi âdil olan bir peygamberi(sav) örnek alıyoruz. Yazılarımızda O’nun ahlâkının Kur’an olduğunu, fedakârlık, tevâzû, cömertlik, merhamet, yardımseverlik ve daha birçok güzel ahlâkta en zirvede olduğunu göreceksiniz. Bulunduğu her ortamı şartlar ne olursa olsun güzelliklerle donattığına, nasıl müreffeh bir duruma getirdiğine şahit olacaksınız. “Muhabbetten Muhammed oldu hâsıl” , “Peygamberler Peygamberi Hz. Muhammed” diyeceğiz. O’nun(sav) tevâzûundan bahsedeceğiz. “Hz. Mevlana der ki” diyeceğiz. Diğer başlıklarımızla istifadeye vesile olması temennileriyle Efendimiz’in güzel ahlâkından paylaşımlarda bulunacağız.

Ümmet-i merhumedir; yâni Allah’ın rahmetine ermiş, methedilmiş bir ümmettir ümmet-i Muhammed(sav). Hepimize bu medhe lâyık bir ömür nasib olsun.

Cenâb-ı Hak nice nice mübarek günlere, gecelere, kandillere, mevlidlere sağlıkla, afiyetle cümlemizi eriştirsin… Bu kandiller, ümmet-i Muhammed’e hayırlı olsun…

Ömürlerimizi güzel ahlâk üzere geçirmek, dünyanın ve ahiretin hayırlarına ermek, gelmiş geçmiş bütün insanlığın Efendisinin(sav) şefaatine nail olmak dualarıyla…